10 Ekim 2013 Perşembe

Birden Fazla Router/Access Point ile Kapsama Alanı Geniş Kablosuz İnternet Kurulumu

Çok büyük bir bina içerisinde birçok noktaya kablosuz internet kurulumu gerektiğini düşünün, acaba böyle bir networkü nasıl kurabiliriz? Bugünkü makalemde kısaca bu konuya değinmek istiyorum.

Öncelikle kaç adet noktaya kurulum yapmamız gerektiğini belirlememiz gerekiyor sonrasında ise kullanacağımız malzemelerimizi hazırlayıp işe başlayabiliriz. Eğer binamızda hazır bir network altyapısı varsa işimiz bir miktar daha kolay olacaktır. En azından kablo döşeme işimiz fazla olmayacak ve sadece cihazların kurulumunu yapıp ayarlamalarını yapmamız yeterli olacaktır. Eğer internet modem/routerımızın bulunduğu noktaya kadar kablolarımız yeterli ise ozaman kısaca anlatımımıza geçelim.

İnternet Router/Modemimizin bulunduğu nokta yada uygun bir yere kullanacağımız bağlantı noktası adedine yetecek kadar bir switch bağlamamız gerekiyor. Router/Modemimizden gelen internet network kablomuzu bu switch e bağladıktan sonra diğer noktalardan gelen bütün kablolarıda switch in üzerine takıyoruz ve birinci kurulum işlemimizi tamamlıyoruz fakat tabiki internet router/modemimizin üzerinde birkaç ayar yapmamız ve bazı notlar almamız gerekiyor.

Bir bilgisayar yardımı ile internet modemimizin ip adresi ile içine girip aşağıdaki ayarları yapıp gerekli bilgileri not edeceğiz.

192.168.2.1 olarak düşündüğümüz internet modem/routerımızın içine gerekli kullanıcı adı ve şifre ile giriyoruz.

1- DHCP ayarlarına gidip ip dağıtımını 192.168.2.10 gibi bir ip adresinden başlatıyoruz. Bunun sebebi 192.168.2.2  ...3   ...4  ...5 ile biten ip adreslerini binamızın içine yerleştireceğimiz diğer cihazlara statik olarak atama yapmamızdır.
2- Kablosuz internet ayarlarının yapıldığı bölümü ihtiyacımıza göre ayarlamamız gerekiyor,
    a- SSID ismini belirlemek
    b- Kablosuz yayın kanalını belirlemek (tavsiyem kanal 1) ve bir yere not etmek
    c- Kablosuz şifreleme için şifrenizi girip bir yere not etmek

Şimdi bina içine bağlayacağımız diğer 4 cihazımızın ayarlarını yapalım;

İp ucu: Eğer aynı network üzerinden ikinci routerı bağlarsanız sıkıntı yaşayabilirsiniz, buyüzden ilk routerı kapatmak yada bilgisayarı direk ikinci routera bağlamak en doğrusudur.

İkinci Routerın ip adresine göre içine girip aşağıdaki ayarları yapalım;

1- DHCP ayarlarına gidip bu özelliği kapatıyoruz. Çünkü sisteme bağladığımızda bir network üzerinde iki adet DHCP özellikli cihaz kullanılamıyor.
2- Routerın LAN ayarlarının yapıldığı yerden routerın ip adresini 192.168.2.2 yani birinci routerın ip aralığında fakat bir değişiği olacak şekilde ayarlayalım.
3- Birinci routerın Kablosuz ayarlarının birebir aynısını yapıp (SSID, Şifre) birtek kabolusuz yayın kanalını 3-5 kanal ileri bir kanal seçelim (tavsiyem kanal 6).

Üçüncü ve Dördüncü Routerların ayarlarınıda ikinci router gibi yapacağız birtek dikkat etmemiz gereken Kablosuz kanal ayarlarının her cihazının farklı olması (tavsiyem kanal 11 ve diğer cihaz için kanal 14)

Bütün bu işleri tamamladıktan sonra, Switch imizden gelen kabloları Routerlarımızın WAN portuna DEĞİL, LAN portuna takacağız. Bu yöntem ile interneti bize sağlayan Modem/Routerımızın internet sunumu bütün routerlara geçiş yapmış oluyor, aslında sonradan bağladığımız bu 4 cihaz Access Point oluyor router özelliklerini kullanmamış oluyoruz. Kablosuz ayarlarımızında bütün ayarları aynı olduğu için bina içerisinde hareket halindeyken elimizdeki cep telefonu, laptop yada tabletimiz sorunsuz bir biçimde bağlantı noktalarına bağlanmış olacaktır.


7 Ağustos 2013 Çarşamba

Profesyonel Hattori Japon Bıcakları

Bugün sizlere çok özel bir bıçak markası hakkında bilgiler vereceğim. Japon samuray kılıçlarını hepimiz biliriz, bu kılıçların bir belgeselde yirmi beşbin dolara kadar fiyatının olduğunu görmüştüm ve çok şaşırmıştım, tamamen elle yapılan bu kılıçlar çok özel çelikler kullanılarak saatlerce süren çalışmalar sonunda yapılmakta. İşte aynı bunun gibi, Japonyanın samuray kılıçlarının yapıldığı sanayi şehri Seki de üretilen mutfak ve av bıçağı üreticisi bir ustayı biraz tanıyacağız.



Ichiro Hattori, Ürün hatalarını asla kabul etmeyen bir esnaf ünvanına sahip.
Ichiro Hattori şuanda 76 yaşında olan Japonyanın ünlü samuray kılıç ve bıçak üretim merkezlerinden Japonyanın Seki şehrinde ki atölyesinde dünyanın en iyi mutfak ve av bıçaklarını üreten en eski bıçak ustalarından biridir. Daha 18 yaşında iken Masahiro isimli bıçak fabrikasında işe başlamış ve 1971 yılında kendi bıçak atölyesini açarak yüksek kalitede mutfak ve av bıçağı üretimine başlamıştır. Hattori ismini verdiği bıçak markası ile kısa sürede dünyaca ünlü bir marka olmuştur.
Üretimini yaptığı bıçakların bütün üretim aşamasını titizlikle inceleyen en ufak bir hatada üretim bandından bıçağı çıkarıp ya yeniden düzeltmeye yada tamamen imha ederek tekrar üretime başlayan son derece profesyonel ve titiz bir ustadır.
Bu kadar titiz çalışması ve mükemmel bıçaklar üretmesi sayesinde " Dünyanın En İyi Bıçak Ustası" ödülüne layık görülmüş ayrıca SEKİ BIÇAK SANAYİ DERNEĞİ tarafından En Mükemmel Nitelikli Usta Ödülüne sahip olmuştur.
Bıçakları, Japonya ve Amerika üzerinden satışa sunulmaktadır fakat elle üretim yapıldığı için üretim kısıtlıdır ve aylarca bu bıçaklara sahip olmak için beklemek gerekmektedir.
Birçok çeşit mutfak bıçağı ve av bıçakları üretimi yapmaktadır. http://www.japanesechefsknife.com adresinden bütün ürünleri görmek mümkündür.
Hattori HD Damast stainless steel ( Şam çeliği) en çok satılan ürün çeşitidir. VG10 japon çeliği üzerine 63 kat şam çeliği çalışılmış son derece sert bir bıçaktır. Klasik japon çeliği teknolojisi ile şam çeliği birleştirilmiş ve ortaya çok yüksek kalitede bir çelik ve son derece şık bir bıçak modeli çıkmıştır. Rockwell sertlik standardına göre 60 ile 61 derece HRC ye sahip bu bıçakların kalite kontrolu bizzat Hattori bey tarafından titizlikle yapılıp kontrol ve testlerden geçen bıçakların üzerine Japonca  Ichiro Hattori ismi kazınmaktadır.
Pakkawood ahşap siyah renkli pinli sap ile son derece şık bir hediyelik kutu ve sertifika ile müşterilere sunulmaktadır.
Üzerinde Hattori logo ve imzası olan her bıçak Hattori kalitesine sahip bıçak demektir. Şu sıralarda temini son derece zor olan bıçaklardır. Hem Hattori beyin sağlık problemleri ve hem üretimin son derece yavaş olması sebebiyle aylarca listede bekleyen müşterileri bulunmaktadır.
Çok zor da olsa HD-5 ve HD-7 model bu bıçaklardan temin etme şansına sahip oldum ve koleksiyonuma ekledim.
Bu bıçakların bileylenmesi özel bileme taşları tarafından yapılmakta ve asla motorlu bileme taşlarına tutulmamalıdır. Anneme hediye olarak aldığım damast çeliği harika bıçağımı bileme taşım yanımda olmadığı için bir bıçakçıda biletmek zorunda kaldım ve maalesef bıçağımı mahvettiler. Motorlu taşa tuttukları için o muhteşem şam çeliği desenimi sildiler ve bıçağımın şeklini bozdular.
Unutulmaması gereken bir diğer konu ise hangi bıçak olursa olsun asla bulaşık makinasında yıkanmamalıdır. En doğrusu her kullanımdan sonra mutlaka yıkanıp kurulayıp öylece saklanmalıdır.


2 Temmuz 2013 Salı

Port Trigger ve Port Forwarding arasında ki fark

     Port Triggering teknolojisi ile Port Forwarding teknolojisi arasında ki en belirgin özellik Port Forwarding de ilgili bir port tek bir network cihazına yönlendirilebilmesidir fakat Port Triggering de ilgili portların açılıp network deki cihazların istekleri dinlenerek ilgili cihaz ip adresine port un yönlendirilmesidir.

    Bu iki teknoloji arasında seçim yapmak networkünüzdeki cihazlar ve birden fazla cihazın aynı portları kullanıp kullanmamasına bağlı olarak seçilebilir. Mesela 3389 Remote Desktop protokol portu belki tek bir bilgisayara bağlanmak için kullanılacaksa Port Forwarding yeterli olabilir. Fakat hem Playstation ve hem Bilgisayarınızda oynayacağınız bir oyun yada oyunlar iki cihazda da aynı portu kullanarak internete bağlanıyorsa o halde Port Triggering kullanmak en doğrusu olacaktır.

   Ayarlama şekli ise Router cihazınızın Port Triggering ayarlarının yapıldığı ekranda dış dünyaya açılması gereken portlar tespit edilerek yapılabilir, örnek olarak aşağıdaki Linksys Router ekranına bakarak sizde kolaylıkla bu ayarı yapabilirsiniz.


İyi seyirler....

30 Haziran 2013 Pazar

İki Router bağlı Networklerde Port Forwarding (Port yönlendirme işlemi).

     Çok Karşılaşmasakta bazı firmalarda iki adet network routerı kullanıldığını görüyorum. Bu makalemde sizlere iki router bağlı sistemlerde sorun olan port yönlendirme (port forwarding) işleminin nasıl yapıldığını anlatmaya çalışacağım.

     Router cihazının üzerinde iki adet IP adresi bulunuyor. Birisi dış dünyaya bakan External IP, diğeri iç networkümüzü yöneten Internal IP. İç networkümüzden routera giriş 192.168.1.1 tarzında fabrika tarafından belirlenmiş (Gelişmiş routerlarda bu ip adresini istediğiniz şekilde değiştirebilirsiniz.) durumdadır. Dış dünya ip adresi ise internet sağlayıcınız tarafından statik yada dinamik olarak atanan bir ip adresidir. Router güvenliksiz network dediğimiz internet network datalarını içeri alır ve iç networkümüzdeki bilgisayarlarımıza dağıtır veya yönlendirir. Routerların üzerinde genel olarak 4 adet network portu (LAN) ve 1 adet Dış network girişi dediğimiz WAN girişi vardır. 4 adet bilgisayar yada printer vb. cihazlardan fazla cihazın bağlı olduğu networklerde Switch dediğimiz çoklayıcıları kullanırız. Bu switchleri kullanarak 254 adet network cihazını bu router cihazına bağlayarak network kurmamız mümkündür.

     Normal network uygulamaları yukarıda açıkladığım gibi yapıldığında herhangi bir sorun çıkmadan çalışır. Fakat bir başka sebepten dolayı ikinci bir router kullanıldığında ve ayarları düzgün yapılmadığında networkte bazı sorunlar görülmeye başlayabilir. Bunlardan en önemlisi, ikinci router üzerine bağlanan bir bilgisayar yada Xbox veya Playstation vb. cihazlar belli portlar üzerinden bazı servislere ulaşmak istediğinde iç networkten dış network e doğru gidişte sorun olmasada ilgili servislerin serverları bu ikinci router üzerinde ki cihazınıza ulaşmak istediğinde başarılı olamayacaktır. İşte bu noktada port açma ve açılan bu portun ilgili cihaz IP adresine yönlendirilmesi gerekmektedir. Gerçi bu işlem tek bir router sistemlerde de gereklidir fakat ayarları daha kolay olduğu için bu makalede anlatmayacağım.

    Evet şimdi test sistemimizde ki verilere göre anlatımımıza başlayalım.

Router1: internal ip adres: 192.168.1.1
               external ip adres: 83.83.83.83 (internet servis sağlayıcının verdiği ip adresi)

Router2: internal ip adres: 192.168.10.1
               external ip adres: 192.168.1.2 (Router1 in verdiği ip adresi)


     Gördüğünüz gibi router1 ip adresi dağıtmaya başlıyor ve router2 ye 1.2 ile biten ip adresini veriyor. Fakat Router2 nini iç networke ip adres dağıtma aralığı farklı. Bu yüzden router2 ye bağlı bilgisayar 10.2 ile biten farklı bir ip adres alıyor.

      Şimdi router2 nin içine girerek onun bilgisayarlara dağıttığı ip adres aralığını değiştirip 192.168.10.1 değil 192.168.1.3 den başlayarak dağıtım yapmasını sağlayacağız. Tabiki kendi ip adreside 10.1 den 1.2 olarak değişmiş olacak. Bu sayede router1 ile router2 aynı ip aralığına sahip olacak. Bu işlemi başarılı bir şekilde tamamladıktan sonra tabiki geriye pek birşey kalmıyor.

     Şimdi router2 nin NAT ayarlarını yapalım; Bilgisayarımızın yeni ip adresinin 192.168.1.3 varsayalım. O halde 83 nolu portumuzu bilgisayarımızın ip adresine yönlendirelim.

     Şimdi router1 in NAT ayarlarını yapalım; 83 nolu portumuzu router1'in external yani dış ip sine (192.168.1.2) yönlendirelim.

     Böylelikle dış internetten gelen 83 nolu portu kullanma isteği router1 deki ayarlara göre ilk olarak router2 nin ip adresine yönlendiriliyor daha sonra paket yoluna devam edip router 2 nin içindeki NAT ayarlarına ulaşıyor ve oradan da router2 görevi devir alarak ilgili paketi bilgisayarımızın ip adresine yönlendiriyor.

     Bundan sonra ki bir makalemizde Port Trigger özelliği üzerinde durmaya çalışacağım.

     İyi seyirler. 

29 Haziran 2013 Cumartesi

İnternet Ortamında Çocuk ve Gençleri Koruma Teknikleri

     Daha önce ki makalemde de bahsettiğim gibi internet ortamından hem kendimizi hem çocuklarımızı korumak için çeşitli yöntemler var. Bunlardan birtanesi de DNS server ayarları yaparak bilgisayarımızdan yapılan hertürlü internet bağlanma isteklerini bir filtreden geçirebiliriz.

      DNS server yöntemlerinden en çok kullanılan yöntem OpenDNS yöntemidir. OpenDNS dünyanın en büyük açık Domain isim serverlarından biridir. www.opendns.com sitesinden birçok detaylı bilgiye ulaşılabilir. Yapmanız gereken PC, Laptop yada Router (en doğrusu budur) ayarlarınızdan DHCP server ayarlarının yapıldığı yerde ki DNS server 1 ve 2 ye 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 ip adreslerini girmeniz yeterlidir. Bu sayede, ev yada iş yeri ortamında ki bilgisayar yada internet cihazlarınızı Phising, spambot, malware, kötü amaçla hazırlanmış websiteleri, pornografik, gereksiz yada yanıltıcı reklamların sunumu yapılan websiteleri bloke ederek koruyabilirsiniz.

     Ev kullanıcıları için özel yönetim paneli ile opendns websitesine üye olarak, networkünüzde ki bütün internet bağlantı isteklerini izleyebilir, birkaç seviyeden oluşan bloklama yöntemi ile Facebook, twitter gibi sosyal medya websitelerine kadar blok işlemi yapabilirsiniz.

     Bu DNS yöntemi Türkiyede de benzer bir yöntemle kullanılmaktadır. Fakat ücretli olduğu için belki birçok kullanıcı bu servisten faydalanmak istemeyebilir.

27 Haziran 2013 Perşembe

İnternet Ortamında Reklamlardan Korunma Teknikleri.

     Hem Sosyal Media olsun, hem websiteleri olsun artık websitelerinde yayınlanan reklamlar hayatımızın bir parçası olmaya başladı. Fakat bazen bu reklamlar sayesinde maalesef ziyaret ettiğimiz websitelerine dahi konsantre olamıyor veya bir haber, bir makale dahi okuyamıyoruz. Hele hele Youtube ortamında hemen hemen her videonun başında ki reklamlar son derece rahatsızlık verebiliyor. Bugünkü makalemde birkaç basit yöntemi sizinle paylaşmak istiyorum;

     Bir websitesinde ki reklamları bloke etmek birkaç yöntem ile mümkün. Bunlardan birincisi internet gezgincinize özel plugin yükleyerek birçok reklamı bloke etmek mümkün. Fakat bu tip plugin ler genellikle flash animasyonlarını bloke ediyor. Firefox ve Chrome için bu tip plugin leri bulmak ve yüklemek mümkün. Bunun dışında girilmesini istemediğiniz websiteleri yada bağlantı kurulmasına izin vermediğiniz serverlar, yada belli ip adreslerini yada Youtube reklam videolarını tek seferde bloke etmek için benimde yoğun olarak kullandığım host file tekniği ile birçok trojan, reklam, virüs, malware ve benzeri kötü amaçlı yazılımları durdurabiliyorum.

     Evet yöntemimiz oldukça basit, http://winhelp2002.mvps.org/hosts2.htm websitesinde ki işlemleri bir kaç dakika içinde uyguladığınızda yukarıda ki bütün kabuslarınızdan kurtuluyorsunuz. Bu yöntem ile birçok müşterimi ve çocuklarını büyük sıkıntılardan kurtardım. Artık Reklamsız bir Youtube ve diğer sosyal media siteleri gezmek mümkün.

     Burada dikkat etmemiz gereken önemli bir husus var o da, bu host file in içindeki domain isimleri ve ip adresleri sürekli güncelleniyor her 15 günde bir bu siteye uğrayıp enson sürümü bilgisayarınıza yüklemenizi tavsiye ederim. Tabiki bu host file in en altına kendi tespit ettiğiniz domain isimleri ve ip adreslerini de ekleyebilirsiniz.

     İyi seyirler....

25 Haziran 2013 Salı

Japon Çeliği ve Kaliteli Bıçaklar

    Belki sizlerde duymuşsunuzdur, Japon çelikleri sonderece kalitelidir. Tabiki Samuray kılıçları ve benzeri kesici aletlerde Japonlar oldukça başarılı ve ileri teknolojiye sahiptirler. Sanayi devriminden sonra büyük millet ve devletler teknoloji yarışına giriştiler ve günümüz teknolojisini yüz küsür sene içerisinde inanılmaz boyutlara getirdiler. Tabiki bizlerde bu yarışın meyvelerini kullanmaya başladık.

   Belki biliyorsunuz çelik denilen maden demir madenine karıştırılan %4 lük karbon sayesinde elde ediliyor. Hem paslanmaya karşı oldukça dayanıklılık ve sertliği ile bugünkü teknolojinin vaz geçilmez madenlerinden biri durumunda. Ben burada bütün demir, karbon ve çelik teknolojisinin fizik bilimine göre açıklamasını yapmayacağım, fakat bıçak yada kesici aletler hakkında aklınızda bulunması gereken bilgiler vereceğim.

   Japonlar ve tabiki diğer milletler yüzyıllar önce demiri odun ateşi üzerinde ısıtarak ve döverek demiri çelik haline dönüştürmüşler fakat tabiki odun yandığında ortaya çıkan karbon demire geçerek çelik madenini elde etmeyi başarmışlar . Bu bilgi yüzyıldan biraz fazla bir zaman önce matematiksel hesaplanmaya başlamasıyla birlikte zaten gökdelenler ve ağır sanayiye geçiş başlamış oldu.

   Bugünün teknolojisinde belli standardlar belirlenmiş durumda Avrupa, Amerika ve Japonya kendine ait bazı standardlar ile çok çeşitli çelikler üretiyorlar.

   İster Japon ister Avrupa olsun kaliteli bir bıçak üreticisi arıyorsanız tabiki artık internet sayesinde kaliteli markalara ulaşmak mümkün. Japonların kullandığı çeliklerde genellikle  VG10 çeliği ismini duyarsınız. Eğer bir bıçağın üzerinde VG10 yazılı ise gerçekten kaliteli bir bıçağa ulaşmışsınız demektir. Ayrıca sertlik derecesi olarakta Rockwell C 60 bilgiside çok önemlidir. Sertlik derecesi 60 son derece yüksek bir sertlik derecedir.

  Ayrıca SG2 çeliği sertlik derecesi 62-63 HRC ile çok yüksek kalitede bir çeliktir. Bu özelliklere sahip bir bıçağa rahatlıkla 200 Euro ödeme yapmanız gerekebilir.

  Yine Japon üretimi Blue Paper Steel isimli çelik (fakat paslamaz değildir) 62-63 HRC sertlik derecesiyle mükemmel bir kesim kalitesi ve bileylemeden uzun süre kullanım imkanı sunar.

  Avrupa standardlarına bakacak olursak. X50 CRMo V15 standardlarıdır. Sertlik derecesi 56-58 HRC arasında değişir. Bu tabiki Japonların çeliklerine nazaran biraz daha düşük sertlikte olmasına rağmen kesinlikle yanılmamanızı tavsiye ederim. Çünkü benim kullandığım bıçaklarımdan biri X50 CRMo V15  diğer birtanesi Japon VG10 ve bir diğeri Türkiyemizin ünlü Sürmene bıçağıdır ki aylarca bileyleme gerektirmeden kullanabiliyoruz.

  Tabiki Damascus çeliğinide unutmamamız gerekiyor, Avrupada bile son derece popüler olan bu çelik Şam tarafından dünyaya yayılmış çok kaliteli bir çeliktir. Bin yıllık bir geçmişi olduğu zannediliyor, son derece dayanıklı, kırılmayan ve keskinliğini kaybetmeye bir çeliktir.

  Ayrıca bıçaklar hakkında bilmemiz gereken en önemli unsur, Hiçbir bıçak bulaşık makinesinde yıkanmamalıdır. Çünkü bulaşık makinalarında kullanılan deterjanlar kimyasal madde olduğu için bıçağın çeliğine, sap bağlantı pinlerine oldukça zararlıdır.

  Bir bıçağın körlenmeden uzun süre kullanılabilmesi için dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır. Birincisi masat kullamaktır. Evet hani kasaplar iki dakikada bir bıçağı masat ile bileylerler ya aynen o şekilde masat kullanımı mecburidir. Hatta uzmanlar her kullanıma başlarken üç sefer masat kullanılmasını mutlaka isterler. Bu sayede VG10 yada Avrupa çeliklerinden üretilmiş kaliteli bir bıçak günlük ev kullanımında 6 aydan fazla hiç körlenmeden kullanılabilir.

  İkinci önemli nokta ise bıçağı tahta tabla ile birlikte kullanmaktır. Bıçakları kemik kırmak yada kesmeye çalışmak için kullanmak son derece zararlıdır.

  Bileyleme hususunda benim tercihim sulu biley taşı kullanmaktır. Hem kolay bir yöntem hem bıçağı bozmayan bir yöntemdir. Motorlu biley taşları bıçağı aşırı taşladığı için birkaç sene içinde bıçağın şekli bozulacaktır. Ben ağzı çok bozulmamış bir bıçağı bileylemek için 1000 lik biley taşı kullanıyorum. Eğer jilet gibi keskin olmasını istenirse 3000 ve üzeri biley taşları kullanılmalıdır.
Tabiki bıçaklar bileylenirken mutlaka dikkat edilmesi gereken bir hususda bıçakların ağız kısmının kaç derecelik bir açı ile açıldığıdır. Çünkü Avrupa üretimi bıçaklar 20 derecelik, Japon üretimi bıçaklar 15 derecelik bir açı ile bileyleniyor.