Bugün birkaç Alim arkadaşlarımdan aldığım bilgileri sizinle paylaşmak istiyorum. Son bir kaç yıldır Ramazan Oruçları yaz aylarına yaklaşmaya başladı. Bunun bir kaç problemi de beraberinde getirdiğini biliyoruz. Özellikle kuzey batı Avrupa ülkelerinde yatsı namazı vakti ve oruç tutmaya başladığımız imsak vakti hesapları sürekli tartışma konusu oluyor. Birçok cemaat kendine ait hesaplamaları ile takvim hazırlıyor ve cemaatine bu vakitlere uymasını tavsiye ediyor. Takvimleri incelediğinizde yatsı vakitlerinin ve imsak vakitlerinin ya hiç yazılmadığını yada çok farklı saatler yazıldığını görüyorsunuz.
Evet gerçekten de, yaşadığımız Hollanda ülkesinde 21 Mayıs tarihinden itibaren yatsı vakti ve İmsak vakti oluşmuyor. Bu 23 Temmuz'a a kadar yani 2 ay 2 gün kadar sürüyor. 23 Temmuz dan itibaren tekrar yatsı ve İmsak vakitleri hesaplanabiliyor. Aslında takvimler arasındaki farklılık da buradan kaynaklanıyor. Diyanet takvimlerine baktığınızda sabah güneş doğmadan 1,5 saat önce imsak belirleniyor. Fakat diğer bir cemaatin takviminde ise, 21 Mayıs en son imsak vakti hesaplanabilen gündeki vakit 2 ay boyunca sabitleniyor. Bu tabiki fıqh meselesi, isteyen istediği vakit takvimine uyabilir. Fakat benim kalbimden geçen ise, 23 Temmuza kadar bir takvime uymak fakat ondan sonra saatler hesaplanabildiği için gerçek vakitlere uymak olacaktır.
Şimdiden Ramazan ayınızın makbul ve mubarek geçmesini temenni ederim.
Uzay Teknolojileri ve Bilgi Yüzyılında yaşıyoruz. Baş döndürücü bir hızda teknoloji ilerliyor. Ben de bu teknoloji yüzyılının içinde gördüğüm öğrendiğim ve yaşadığım tecrübelerimi belki aynılarına ulaşamayanlar için bu blog da yazacağım.
28 Haziran 2014 Cumartesi
1 Mayıs 2014 Perşembe
Windows XP işletim sistemine veda ederken
2001 senesinden beri yoğun bir şekilde kullanılan Windows XP işletim sisteminin piyasa ömrü geçtiğimiz günlerde bitti ve ister medyada ister insanlar arasında bir çok tartışmalarıda başlattı. Hollanda da devlet kurumlarında bile hala binlerce Windows XP işletim sisteminin kullanıldığını ve hükümetin bu işletim sistemi için Microsoft'a 3 milyon Euro para ödeyerek bir süre daha destek istediğini gazetelerden okuduk. Birkaç gün önce yine haberlerde Internet Explorer 6,7,8,9,10,11 sürümlerinde bir açık bulunduğu ve bu gezginciyi kesinlikle kullamamak gerektiğini haberler ve gazeteler yazdılar.
Fakat durum bukadar ciddi mi? Yani ister Internet Explorer ister Windows XP işletim sistemini kullanmak bu kadar tehlikeli mi?
Genel manada cevap vermek gerekirse evet riskli!
Fakat özel manada cevap vermek gerekirse acele etmeye yada panik yapmaya gerek yok!
Türkiye'de kullanılan bilgisayarların %20 sinde Windows XP olduğu tahmin ediliyor. Çok yüksek bir rakam olmasada (uzak doğuda bu rakam %40 ın üzerinde) yinede var olması binlerce bilgisayarın tehdit altında olduğunu gösteriyor.
Neden riskli? derseniz.
İster Windows XP ister Windows 8.1 yada diğerleri, her işletim sisteminde mutlaka zayıf bir nokta bulunuyor, hackerlar bu zayıp noktalardan saldırı yapabilmesi için öncelikle sizin bilgisayarınızı kurban olarak seçmeli. Peki bu nasıl oluyor? Internetin çıktığı ilk yıllarda bu genellikle size gönderilen bir resim yada mp3 müzik dosyasını çalıştırdığınızda bilgisayarınıza gizli bir yazılım yükleniyor ve bu yazılım bilgisayarınızın içinde sizden habersiz istenilen verileri gönderiyordu. En basit yöntem ile içeri aldığınız yabancı birisi içeriden dışarıya bilgi sızdırıyor. Dolayısıyla bilgisayarınızda bulunan gizli bir program olmadan hackerlar olsun NSA olsun sizden herhangi bir bilgi alamıyor.
Son yıllarda phishing adı verilen bir yöntem ile insanlar belli bir websitesini ziyaret etmeye zorlanıyor. Bu websitene girildiğinde websitesi sizin web gezgincinizi kullanarak bir code çalıştırıyor ve gezgincinizde ki açık sayesinde sessizce bilgisayarınıza program yüklüyor. Şu sıralar sıklıkla kredi kartınız ile alakalı, internet bankacılığı ile alakalı yada yurtdışından gelen bir paketinizin olduğu girip detaylara bakmanızın istendiği yada birkaç aydır elektrik faturanızı ödemediğinizi ekteki faturaları inceleyip firmayı aramanızı isteyen mailler alabilirsiniz. İşte bu yöntemler kullanılarak kullanıcılar tuzağa düşürülmeye çalışıyor.
Eğer günlük okuduğunuz gazeteler olsun, sosyal medya siteleri olsun yada online alışveriş siteleri olsun gerçekten güvendiğiniz firmaların siteleriyse zaten çok fazla sorun olmayacaktır. Fakat ister internette ister gerçek hayatta ki en tehlikeli yerler olan 18 yaş üzeri mekanlara girip çıkıyorsanız, zaten oldukça büyük risk altındasınız demektir. Bu tip websiteler en çok saldırıya maruz kalacağınız yerlerdir.
Peki kendimizi nasıl korumamız gerekiyor?
Benim en büyük tavsiyem bütün işletim sistemlerinde öncelikle OpenDNS servisini mutlaka kullanmanız. Bilgisayar yada routerınızın DNS ip adresini 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 olarak girerseniz oldukça güvenilir bir internete sahip olursunuz. Bu DNS servisi phishing sitelerini yada bilgisayarınıza saldırı gelebilecek bütün server, websitesi yada servisleri bloke ederek sizin bu tip sitelere girmenizi engelliyor. Aynı şekilde bu servise ev kullanıcısı olarak ücretsiz üye olursanız 18+ sitelere kadar birçok tehlikeli siteyi bloke edebilirsiniz. İkinci bir tavsiyem ise host file ayarlarınızı değiştirmenizdir. Bununla alakalı daha önce yazdığım makaleme başvuru yapabilirsiniz. Host file ile ayrıca reklamlarıda bloke ettiğiniz için özellikle youtube daki reklamlardan kurtulabilirsiniz.
Bu tavsiyelerim tamamen ücretsiz yapılabilen ayarlardır. Ayrıca herhangi bir program yüklemenize bile gerek yok. Bu servisleri kullanarak yıllardır internet sitelerinden herhangi bir saldırıya maruz kalmadım.
Tekrar iyi seyirler dileğiyle.
Fakat durum bukadar ciddi mi? Yani ister Internet Explorer ister Windows XP işletim sistemini kullanmak bu kadar tehlikeli mi?
Genel manada cevap vermek gerekirse evet riskli!
Fakat özel manada cevap vermek gerekirse acele etmeye yada panik yapmaya gerek yok!
Türkiye'de kullanılan bilgisayarların %20 sinde Windows XP olduğu tahmin ediliyor. Çok yüksek bir rakam olmasada (uzak doğuda bu rakam %40 ın üzerinde) yinede var olması binlerce bilgisayarın tehdit altında olduğunu gösteriyor.
Neden riskli? derseniz.
İster Windows XP ister Windows 8.1 yada diğerleri, her işletim sisteminde mutlaka zayıf bir nokta bulunuyor, hackerlar bu zayıp noktalardan saldırı yapabilmesi için öncelikle sizin bilgisayarınızı kurban olarak seçmeli. Peki bu nasıl oluyor? Internetin çıktığı ilk yıllarda bu genellikle size gönderilen bir resim yada mp3 müzik dosyasını çalıştırdığınızda bilgisayarınıza gizli bir yazılım yükleniyor ve bu yazılım bilgisayarınızın içinde sizden habersiz istenilen verileri gönderiyordu. En basit yöntem ile içeri aldığınız yabancı birisi içeriden dışarıya bilgi sızdırıyor. Dolayısıyla bilgisayarınızda bulunan gizli bir program olmadan hackerlar olsun NSA olsun sizden herhangi bir bilgi alamıyor.
Son yıllarda phishing adı verilen bir yöntem ile insanlar belli bir websitesini ziyaret etmeye zorlanıyor. Bu websitene girildiğinde websitesi sizin web gezgincinizi kullanarak bir code çalıştırıyor ve gezgincinizde ki açık sayesinde sessizce bilgisayarınıza program yüklüyor. Şu sıralar sıklıkla kredi kartınız ile alakalı, internet bankacılığı ile alakalı yada yurtdışından gelen bir paketinizin olduğu girip detaylara bakmanızın istendiği yada birkaç aydır elektrik faturanızı ödemediğinizi ekteki faturaları inceleyip firmayı aramanızı isteyen mailler alabilirsiniz. İşte bu yöntemler kullanılarak kullanıcılar tuzağa düşürülmeye çalışıyor.
Eğer günlük okuduğunuz gazeteler olsun, sosyal medya siteleri olsun yada online alışveriş siteleri olsun gerçekten güvendiğiniz firmaların siteleriyse zaten çok fazla sorun olmayacaktır. Fakat ister internette ister gerçek hayatta ki en tehlikeli yerler olan 18 yaş üzeri mekanlara girip çıkıyorsanız, zaten oldukça büyük risk altındasınız demektir. Bu tip websiteler en çok saldırıya maruz kalacağınız yerlerdir.
Peki kendimizi nasıl korumamız gerekiyor?
Benim en büyük tavsiyem bütün işletim sistemlerinde öncelikle OpenDNS servisini mutlaka kullanmanız. Bilgisayar yada routerınızın DNS ip adresini 208.67.222.222 ve 208.67.220.220 olarak girerseniz oldukça güvenilir bir internete sahip olursunuz. Bu DNS servisi phishing sitelerini yada bilgisayarınıza saldırı gelebilecek bütün server, websitesi yada servisleri bloke ederek sizin bu tip sitelere girmenizi engelliyor. Aynı şekilde bu servise ev kullanıcısı olarak ücretsiz üye olursanız 18+ sitelere kadar birçok tehlikeli siteyi bloke edebilirsiniz. İkinci bir tavsiyem ise host file ayarlarınızı değiştirmenizdir. Bununla alakalı daha önce yazdığım makaleme başvuru yapabilirsiniz. Host file ile ayrıca reklamlarıda bloke ettiğiniz için özellikle youtube daki reklamlardan kurtulabilirsiniz.
Bu tavsiyelerim tamamen ücretsiz yapılabilen ayarlardır. Ayrıca herhangi bir program yüklemenize bile gerek yok. Bu servisleri kullanarak yıllardır internet sitelerinden herhangi bir saldırıya maruz kalmadım.
Tekrar iyi seyirler dileğiyle.
10 Nisan 2014 Perşembe
Kablosuz Network kullanımı ile birlikte gelen bazı tehlikeler!
Kablosuz internet kullanımı oldukça yaygınlaşmaya başladı. Artık gittiğimiz bir pastane yada bir sohbet söyleşi mekanlarında hemen ücretsiz Wifi kullanmak istiyoruz ve o işletme yada kuruluşun networküne giriş yapıyoruz. Tabiki bu ücretsiz internet kullanımı beraberinde iki taraf içinde bazı riskleri beraberinde getiriyor.
Eğer işletme sahibi iseniz;
İşletmenizin internet bağlantısını müşterilerinize açıyorsanız bilmeniz gereken önemli birkaç şey var.
İnternet bağlantınızın bulunduğu networkünüzde firmanızda kullandığınız Network data saklama (NAS) ünitesi, printer, IP telefon santral bağlantısı, server, personelinizin kullandığı bilgisayarlar varsa unutmayınız ki Wifi şifrenizi vermek ile;
1) Bilgisayar ve cihazlarınızın network üzerindeki ileşitimleri dinlenip şifrelerinize kadar bütün bilgileriniz çalınabilir,
2) Network üzerinde paylaşıma açılmış bulunan dosyalarınız kopyalanabilir,
3) Networkünüz üzerinden cyber saldırılar yapılabilir ve ip adresi size ait olduğu için siz zan altında kalabilirsiniz,
4) Siz işletmenizi kapattıktan sonra dükkânınızın önüne geri dönülüp sabaha kadar networkünüz savunmasız bir şekilde kullanılabilir.
Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;
1) Mail gelip gelmediğine baktığınızda yada sosyal media kullandığınızda kullanıcı adınız ve şifreleriniz çalınabilir;
2) Bilgisayarınızda paylaşıma açtığınız dosyalar başkaları tarafından görülebilir.
3) Bilgisayar yada cep telefonunuzun MAC adresi kopyalanabilir. (Mac adresi her network cihazı için eşsiz bir numaradır, cep telefonlarında ki IMEI numarası gibi.)
4) Bilgisayar yada cihazınızı kullandığınız sürece girdiğiniz websitelerine kadar her türlü aktiviteniz kayıt altına alınabilir.
Bu sebeple gerekmediği sürece bu tip işlemlerden uzak durmakta fayda olacaktır.
Çözümler :
Eğer işletme sahibi iseniz;
Yeni nesil router ve/veya router-modemlerde bulunan guest (misafir network) özelliği kullanılarak, ana networkünüz ile müşteri yada misafirlere kullandırılacak networkü birbirinden ayrımak gereklidir. Bu işlem sırasında guest network de bağlantı süreleri kısıtlanmalı ve işletme kapandıktan sonraki saatlerde internet bağlantısı bloke edilmelidir. Bu işlemler ikinci bir router ile de yapılabilir. fakat routerın yeni nesil ve kaliteli olmasına özen gösterilmelidir.
En profesyonel çözüm aslında Hotspot server denilen sistem kullanılmalı ve her müşteriye kullanıcı adı ve şifre verilerek ve süresi kısıtlanmış kullanıcılar hazırlanarak internet paylaşımı yapılmalıdır.
Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;
Bilgisayarınız ile bu tür bir network e bağlandığınızda Windows Vista ile başlayan network profilini mutlaka Public Network (Kamuya açık şebeke) yani savunmasız ve korumasız network olarak seçmeniz gerekir. Bununla windows firewall ve network ayarlarınız en sıkı koruma ayarlarına geçip bilgisayarınızı koruma altına alacaktır. Fakat POP3 tarzı mail kullanıyor ve network paketleri kriptolanmadan gönderiliyorsa kolay bir şekilde mail adresiniz ve şifreleriniz başkaları tarafından çalınabilecektir.
İyi seyirler dileğiyle.....
Eğer işletme sahibi iseniz;
İşletmenizin internet bağlantısını müşterilerinize açıyorsanız bilmeniz gereken önemli birkaç şey var.
İnternet bağlantınızın bulunduğu networkünüzde firmanızda kullandığınız Network data saklama (NAS) ünitesi, printer, IP telefon santral bağlantısı, server, personelinizin kullandığı bilgisayarlar varsa unutmayınız ki Wifi şifrenizi vermek ile;
1) Bilgisayar ve cihazlarınızın network üzerindeki ileşitimleri dinlenip şifrelerinize kadar bütün bilgileriniz çalınabilir,
2) Network üzerinde paylaşıma açılmış bulunan dosyalarınız kopyalanabilir,
3) Networkünüz üzerinden cyber saldırılar yapılabilir ve ip adresi size ait olduğu için siz zan altında kalabilirsiniz,
4) Siz işletmenizi kapattıktan sonra dükkânınızın önüne geri dönülüp sabaha kadar networkünüz savunmasız bir şekilde kullanılabilir.
Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;
1) Mail gelip gelmediğine baktığınızda yada sosyal media kullandığınızda kullanıcı adınız ve şifreleriniz çalınabilir;
2) Bilgisayarınızda paylaşıma açtığınız dosyalar başkaları tarafından görülebilir.
3) Bilgisayar yada cep telefonunuzun MAC adresi kopyalanabilir. (Mac adresi her network cihazı için eşsiz bir numaradır, cep telefonlarında ki IMEI numarası gibi.)
4) Bilgisayar yada cihazınızı kullandığınız sürece girdiğiniz websitelerine kadar her türlü aktiviteniz kayıt altına alınabilir.
Bu sebeple gerekmediği sürece bu tip işlemlerden uzak durmakta fayda olacaktır.
Çözümler :
Eğer işletme sahibi iseniz;
Yeni nesil router ve/veya router-modemlerde bulunan guest (misafir network) özelliği kullanılarak, ana networkünüz ile müşteri yada misafirlere kullandırılacak networkü birbirinden ayrımak gereklidir. Bu işlem sırasında guest network de bağlantı süreleri kısıtlanmalı ve işletme kapandıktan sonraki saatlerde internet bağlantısı bloke edilmelidir. Bu işlemler ikinci bir router ile de yapılabilir. fakat routerın yeni nesil ve kaliteli olmasına özen gösterilmelidir.
En profesyonel çözüm aslında Hotspot server denilen sistem kullanılmalı ve her müşteriye kullanıcı adı ve şifre verilerek ve süresi kısıtlanmış kullanıcılar hazırlanarak internet paylaşımı yapılmalıdır.
Eğer o işletmeye gelen müşteri iseniz;
Bilgisayarınız ile bu tür bir network e bağlandığınızda Windows Vista ile başlayan network profilini mutlaka Public Network (Kamuya açık şebeke) yani savunmasız ve korumasız network olarak seçmeniz gerekir. Bununla windows firewall ve network ayarlarınız en sıkı koruma ayarlarına geçip bilgisayarınızı koruma altına alacaktır. Fakat POP3 tarzı mail kullanıyor ve network paketleri kriptolanmadan gönderiliyorsa kolay bir şekilde mail adresiniz ve şifreleriniz başkaları tarafından çalınabilecektir.
İyi seyirler dileğiyle.....
21 Şubat 2014 Cuma
Data recovery, veri kurtarma işlemi hakkında bilmemiz gerekenler.
Veri kurtarma işlemi hemen hemen her bilgisayar uzmanindan istenen bir işlemdir, fakat data kurtarma işlemine muhtaç olan insanlarımızın bilmesi gereken bazı hususları burada aktarmak bence oldukça gerekli. Çünkü bilgisayar uzmanlarından imkansızı beklemek doğru değil, her bilgisayar uzmanının elinde yeterli miktarda yazılım yada donanım olmaya bilir yada hergün yenilenen teknolojileri kullanma imkanı olmayabilir.
Öncelikle bir bilgisayarda silme işlemi nasıl çalışıyor onu anlamakta fayda var. Windows işletim sisteminde bir dosyayı sildiğimizde öncelikle çöp kutusuna atılıyor ve siz çöp kutusunu boşalttığınızda dosya tam olarak silinmiş oluyor. Eğer bilgisayarınızın diskini boş bir kağıt olarak düşünürseniz, bilgisayarınız sürekli olarak rastgele kağıdın üzerinde boş bulduğu yerlere kayıt yapmakta, tabiki kağıdımızın her noktası çeşitli kayıt yani dosyalar ile dolmaktadır, işte biz bir dosyayı silmek istediğimizde bilgisayar o dosyanın üzerine bir çizgi çizip silinmiştir şeklide bir kayıt yapıyorÖRNEK. İşte bu noktada silinen bir dosyamızı veri kurtarma programları ile kolay bir şekilde kurtarabiliyoruz. Şimdi şöyle bir ikinci olasılık düşünelim, bir çizgi çizdiğimiz dosyamızın üzerine birkaç çizgi daha çizip karalama yaptığımızı düşünelim, işte o zaman dosyamızı veri kurtarma programı ile okumada biraz daha zorlanmış oluyoruz. Bu karalama işlemini 7 yada 10 kez yaptığınızda artık kağıdın üzerinde ki birçok kez karalanmış yazı yada kelime gibi okuma ihtimalimiz biraz daha zayıflamaktadır. Aynen öylede silinmiş dosyanın bulunduğu sektöre bir dosya daha yazıldığında üzeri karalanmış oluyor. Hele hele birkaç gün yoğun bir şekilde bilgisayarınızı kullanmanız silinen dosyalarınızın bulunduğu sektörleri iyice karalıyor ve dosya yı kurtarma imkanınız iyice zayıflıyor.
Şimdi, gazetelerde ve haberlerde okuyup dinlediğimiz haberlerde sıklıkla geçen bilgisayarlarda ki dataların hepsi kurtarıldı ve mahkemede delil olarak kullanılacaktır denilen yada dosyalar özel bir program ile silindiği için kurtarılamadı denilen dosya silme olaylarının temelinde de bu teknik yatıyor.
Soru 1: Bilgisayarımda ki dosyaları yanlışlıkla sildim kurtarılabilir mi?
Cevap: Evet, vakit kaybetmeden bilgisarı kapatıp, hiç kullanmayıp, derhal bir bilgisayarcıya götürüp verilerinizi kurtarabilirsiniz.
Soru 2: Hangi tür dosyalar kurtarılabilir?
Cevap: Her çeşit dosya kurtarılabilir. Fakat dosyalarınız nekadar küçük ise kurtarmak okadar kolaydır. Dosyalarınız büyüdükçe kurtarma şansınız biraz düşebilir. Dosyanın türüne göre dosyanın yapısı bozulabilir. Word, Excel, yada resimler kolaylıkla ve sorunsuz kurtarılabilir. Önemli olan 1. soruda da söylediğimiz gibi normal bir silme işlemi ile silinmiş dosyalar olmalıdır.
Soru 3: USB stick yani taşınabilir bellekler içinde durum aynımıdır?
Cevap: Evet aynıdır.
Soru 4: Windows'um bozuldu fabrikasyon üzerinde gelen fabrika imajını çalıştırıp komple yeni bir windows kurdum, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Şansınız çok düşük, çünkü fabrika imajları sisteme geri kopyalanırken partition denilen sabit disk bölümleme işlemi yeniden yapılmaktadır ve bu ise eski dosyaların üzerini yoğun silme işlemine benzer bir şekilde silmeye benzer, dolayısıyla ihtimal çok zayıftır. Çeşitli programlarla denemeler yaptık fakat başarı elde edemedik.
Soru 4: Bilgisayarımı hızlı formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Bir çoğunu kurtarabilirsiniz. Diski kullanmadan hemen bilgisayardan çıkartıp başka bir bilgisayara harici disk olarak takıp veri kurtarma programları kullanarak verilerinizi kurtarın.
Soru 5: Bilgisayarımı normal formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Kurtarma imkanınız var, fakat birkaç program ile derin arama özelliğini kullanarak tarama yapın.
Soru 6: Bilgisayarımı açtım ve operating system not found! işletim sistemi bulunamadı! hatası ile karşılaştım yaptığım kontrolde sabit diskimin üzerinde partition yani bölümlemenin bile silindiğini tespit ettim, diskin içi tamamen silinmiş halde, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Partition bulma ve tamir etme programları ile kurtarma işlemi yaparak windows dahil herşeyinizi kurtarabilirsiniz. Fakat diskinizde fiziksel bir problem oluşmuşsa ihtimal azalmakta.
Soru 7: Sabit diskim bozuldu ve çalışmıyor. İçinde ki dosyalarımı kurtarabilirmiyim? Diskinizde temelde iki bölümde arıza olabiliyor, birincisi diskin altındaki elektronik parçaların bulunduğu devre kısmı yada içinde ki motor, okuma yazma kafası ve diğer parçalar, eğer diskinizin firmware ine kadar birebir aynı diskten bulup devre kartını değiştirebilirseniz diskiniz çalışacaktır ve derhal dosyalarınızı kurtarıp diskinizi değiştirmelisiniz. Eğer diskinizin içinde bir problem ise, teknik bir firmaya yaptırmanız gerekecektir, çünkü okuma yazma kafası motor veya diğer parçaların temini oldukça zor ve diskinizin dikkatli bir şekilde açılıp parçaların değiştirilmesi gerekir.
Soru 8: Bilgisayarımda ki bazı dosyaları kurtarılamayacak şekilde silmek istiyorum hangi programı kullanabilirim?
Cevap: Şuanda birçok farklı programlar bulunabilmektedir. Internette biraz araştırıp rahatlıkla bulabilirsiniz.
Soru 9: Bilgisayarımızda oldukça kritik dosyalar ile çalışıp işimiz bitince siliyoruz, bu silme işlemine ilave olarak başka ne yapabiliriz?
Cevap: Ccleaner tarzı bir program ile diskinizin boş yerlerini komplike olarak silebilirsiniz. Bu yöntem ile daha önce sildiğiniz dosyalarınızın bulunduğu sektörler tamamen silinir ve birdaha kurtarma işlemi yapılamayabilir. Programın içinde ki Drive Wiper kısmına bakarsanız komplike silme işlemini görebilirsiniz. Tavsiyemiz dosyalarınızın değerine göre en az 7 defa karalama yöntemini yada daha fazlasını kullanmanızdır.
Öncelikle bir bilgisayarda silme işlemi nasıl çalışıyor onu anlamakta fayda var. Windows işletim sisteminde bir dosyayı sildiğimizde öncelikle çöp kutusuna atılıyor ve siz çöp kutusunu boşalttığınızda dosya tam olarak silinmiş oluyor. Eğer bilgisayarınızın diskini boş bir kağıt olarak düşünürseniz, bilgisayarınız sürekli olarak rastgele kağıdın üzerinde boş bulduğu yerlere kayıt yapmakta, tabiki kağıdımızın her noktası çeşitli kayıt yani dosyalar ile dolmaktadır, işte biz bir dosyayı silmek istediğimizde bilgisayar o dosyanın üzerine bir çizgi çizip silinmiştir şeklide bir kayıt yapıyor
Şimdi, gazetelerde ve haberlerde okuyup dinlediğimiz haberlerde sıklıkla geçen bilgisayarlarda ki dataların hepsi kurtarıldı ve mahkemede delil olarak kullanılacaktır denilen yada dosyalar özel bir program ile silindiği için kurtarılamadı denilen dosya silme olaylarının temelinde de bu teknik yatıyor.
Soru 1: Bilgisayarımda ki dosyaları yanlışlıkla sildim kurtarılabilir mi?
Cevap: Evet, vakit kaybetmeden bilgisarı kapatıp, hiç kullanmayıp, derhal bir bilgisayarcıya götürüp verilerinizi kurtarabilirsiniz.
Soru 2: Hangi tür dosyalar kurtarılabilir?
Cevap: Her çeşit dosya kurtarılabilir. Fakat dosyalarınız nekadar küçük ise kurtarmak okadar kolaydır. Dosyalarınız büyüdükçe kurtarma şansınız biraz düşebilir. Dosyanın türüne göre dosyanın yapısı bozulabilir. Word, Excel, yada resimler kolaylıkla ve sorunsuz kurtarılabilir. Önemli olan 1. soruda da söylediğimiz gibi normal bir silme işlemi ile silinmiş dosyalar olmalıdır.
Soru 3: USB stick yani taşınabilir bellekler içinde durum aynımıdır?
Cevap: Evet aynıdır.
Soru 4: Windows'um bozuldu fabrikasyon üzerinde gelen fabrika imajını çalıştırıp komple yeni bir windows kurdum, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Şansınız çok düşük, çünkü fabrika imajları sisteme geri kopyalanırken partition denilen sabit disk bölümleme işlemi yeniden yapılmaktadır ve bu ise eski dosyaların üzerini yoğun silme işlemine benzer bir şekilde silmeye benzer, dolayısıyla ihtimal çok zayıftır. Çeşitli programlarla denemeler yaptık fakat başarı elde edemedik.
Soru 4: Bilgisayarımı hızlı formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Bir çoğunu kurtarabilirsiniz. Diski kullanmadan hemen bilgisayardan çıkartıp başka bir bilgisayara harici disk olarak takıp veri kurtarma programları kullanarak verilerinizi kurtarın.
Soru 5: Bilgisayarımı normal formatlama yaptım ve sabit diskimi sildim, fakat henüz windows kurulumu yapmadım, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Kurtarma imkanınız var, fakat birkaç program ile derin arama özelliğini kullanarak tarama yapın.
Soru 6: Bilgisayarımı açtım ve operating system not found! işletim sistemi bulunamadı! hatası ile karşılaştım yaptığım kontrolde sabit diskimin üzerinde partition yani bölümlemenin bile silindiğini tespit ettim, diskin içi tamamen silinmiş halde, dosyalarımı kurtarabilirmiyim?
Cevap: Partition bulma ve tamir etme programları ile kurtarma işlemi yaparak windows dahil herşeyinizi kurtarabilirsiniz. Fakat diskinizde fiziksel bir problem oluşmuşsa ihtimal azalmakta.
Soru 7: Sabit diskim bozuldu ve çalışmıyor. İçinde ki dosyalarımı kurtarabilirmiyim? Diskinizde temelde iki bölümde arıza olabiliyor, birincisi diskin altındaki elektronik parçaların bulunduğu devre kısmı yada içinde ki motor, okuma yazma kafası ve diğer parçalar, eğer diskinizin firmware ine kadar birebir aynı diskten bulup devre kartını değiştirebilirseniz diskiniz çalışacaktır ve derhal dosyalarınızı kurtarıp diskinizi değiştirmelisiniz. Eğer diskinizin içinde bir problem ise, teknik bir firmaya yaptırmanız gerekecektir, çünkü okuma yazma kafası motor veya diğer parçaların temini oldukça zor ve diskinizin dikkatli bir şekilde açılıp parçaların değiştirilmesi gerekir.
Soru 8: Bilgisayarımda ki bazı dosyaları kurtarılamayacak şekilde silmek istiyorum hangi programı kullanabilirim?
Cevap: Şuanda birçok farklı programlar bulunabilmektedir. Internette biraz araştırıp rahatlıkla bulabilirsiniz.
Soru 9: Bilgisayarımızda oldukça kritik dosyalar ile çalışıp işimiz bitince siliyoruz, bu silme işlemine ilave olarak başka ne yapabiliriz?
Cevap: Ccleaner tarzı bir program ile diskinizin boş yerlerini komplike olarak silebilirsiniz. Bu yöntem ile daha önce sildiğiniz dosyalarınızın bulunduğu sektörler tamamen silinir ve birdaha kurtarma işlemi yapılamayabilir. Programın içinde ki Drive Wiper kısmına bakarsanız komplike silme işlemini görebilirsiniz. Tavsiyemiz dosyalarınızın değerine göre en az 7 defa karalama yöntemini yada daha fazlasını kullanmanızdır.
2 Şubat 2014 Pazar
Space Expo'da Andre Kuipers ile tanışmam.
Evet, başlığı yanlış okumadınız, Geçenlerde Space Expo uzay teknolojileri müzesini gezerken, Avrupalı Astronot Andre Kuipers, ile tanışma fırsatını buldum, Bir anda gelişen olay karşısında hem sevindim hem heyecanlandım. Herzaman için hayalim Florida'daki Cape Canaveral Uzay üssünü görmek ve bir Astronot ile tanışmaktı, Amerika'da olmasa bile Hollanda da böyle bir şansı yakaladım. Andre Kuipers, Hollanda'nın yetiştirdiği bir Astronot, ve Avrupa kıtasında uzayda en uzun kalan isim. İsterseniz Kuipers'ı biraz daha yakından tanıyalım.
Andre Kuipers 1958 yılında Amsterdam'da doğdu, Hollandanın üçüncü uzaya giden Astronot'u. 1987 yılında Amsterdam Üniversitesi hekimlik diplomasını aldı. Vücut dengesi üzerinde çalışmalarda bulundu. Daha sonra Hollanda Hava Kuvvetlerinde uzay hastalıkları ve denge hissi üzerine geniş bir araştırma üzerinde çalıştı. 1991 yılından itibaren Avrupa Uzay Organı ESA da fizyolojik deneyimler üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Daha sonra bu çalışmalarda geliştirilen teknikler Spacelab ve Mir uzay istasyonunda kullanıldı.
1998 yılında Astronot olarak seçildi. İlk uzay yolculuğunu Aralık 2002 yılında Soyuz TMA-4 ile Uluslararası Uzay İstasyonu "ISS'a" yaptı. Bir hafta ISS'de çeşitli Uzay bilimleri üzerine çalışmalar yaptı.
İkinci uzay yolculuğunu Aralık 2011 de yine Soyuz TMA-03M ile yaptı. 5 ay süren bu yolculukta ISS Expedition 30 ve 31 görevlerinde bulundu. Temmuz 2012 de Kazakistan'a iniş yaptı.
Daha sonraki günlerde Hollanda Kraliyet Ailesi tarafından çeşitli ödül ve ünvanlar ile onurlandırıldı.
Andre Kuipers 1958 yılında Amsterdam'da doğdu, Hollandanın üçüncü uzaya giden Astronot'u. 1987 yılında Amsterdam Üniversitesi hekimlik diplomasını aldı. Vücut dengesi üzerinde çalışmalarda bulundu. Daha sonra Hollanda Hava Kuvvetlerinde uzay hastalıkları ve denge hissi üzerine geniş bir araştırma üzerinde çalıştı. 1991 yılından itibaren Avrupa Uzay Organı ESA da fizyolojik deneyimler üzerine çalışmalar yapmaya başladı. Daha sonra bu çalışmalarda geliştirilen teknikler Spacelab ve Mir uzay istasyonunda kullanıldı.
1998 yılında Astronot olarak seçildi. İlk uzay yolculuğunu Aralık 2002 yılında Soyuz TMA-4 ile Uluslararası Uzay İstasyonu "ISS'a" yaptı. Bir hafta ISS'de çeşitli Uzay bilimleri üzerine çalışmalar yaptı.
İkinci uzay yolculuğunu Aralık 2011 de yine Soyuz TMA-03M ile yaptı. 5 ay süren bu yolculukta ISS Expedition 30 ve 31 görevlerinde bulundu. Temmuz 2012 de Kazakistan'a iniş yaptı.
Daha sonraki günlerde Hollanda Kraliyet Ailesi tarafından çeşitli ödül ve ünvanlar ile onurlandırıldı.
25 Aralık 2013 Çarşamba
Teleskop ile Ay Gözlemleri
Blogumun ismini uzay teknolojileri vermemin bir sebebide amatörde olsa biraz uzay hakkında bilgiler vermekti. Bu güne kadar bu konuda birşey yazamamıştım. Fakat hem yakın bir arkadaşımın Fizikçi olması hem benim uzaya hayran olmam ve arkadaşımdan aldığım ilginç bilgiler ile birkaç cümlede olsa birşeyler yazmayı çok istiyordum. İşte bugün böyle bir fırsatı elime geçirdim.
Amatör bir uzay hayranı olarak geçtiğimiz günlerde yarı profesyonel bir teleskop satın aldım ve ilk uzay izleme deneyimlerime başladım. Tabiki öncelikle biraz teknik bilgi verdikten sonra nasıl bir izleme yaptığımdan da bahsedeceğim.

Evet teleskobumuzun markası; Guan Sheng 8 inch yani 20 cm lik çapında Newton sitili bir teleskop. Uzayın derinliklerini izleme olanağı veren kullanımı kolay bir teleskop. Tabiki ayak sistemi ise tamamen motorlu ve bilgisayar kontrollü MEADE LXD75 Goto MOUNT & TRIPOD. Bu sistem sayesinde bilgisayarınıza yüklediğiniz bir yazılım ile 30.000 den fazla gökyüzü cisim ve nesnesini izleme fırsatınız var. Mesela Jüpiter'i izlemek istiyorsunuz, programdan Jüpiter'i seçiyorsunuz teleskobu hazırlıyorsunuz ve düğmeye basınca teleskop bulunduğunuz yere göre Jüpiter'e dönüyor ve Jüpiter'i izliyorsunuz. Tabiki hava durumu burada çok önemli, havada hiç bulut olmasada bazı akşamlar gökyüzü daha temiz ve net oluyor işte o akşamlarda rahat bir şekilde uzayın yada samanyolunun derinliklerine yada diğer gezegenlere bakma imkanınız oluyor.
Şimdi 23-12-2013 sabah 03:15 civarı yaptığım gözlem hakkında biraz bilgi vereyim. İlk denememi evimin içinden camı dahi açmadan yapma fırsatım oldu, her nekadar Rotterdam da havayı temiz ve bulutsuz bulmak zorda olsa 22 yi 23 e bağlayan gece hava pırıl pırıl oldu. Bu seferde başka bir problem vardı karşımda o da bu gece ay saat kaçta ve hangi açıda olacak, SkyView programı ile baktığımda ay gece 01:00 den itibaren evimizin penceresinin önüne geleceğini gördüm ve sabah 03:00 den itibaren Ay Rotterdam'ın tam üzerinde ve çok net bir şekilde görünecekti. Gerçektende gece saat 03:10 civarı birden uyandım ve perdenin kenarından baktığımda havanın tertemiz ve Ay'ın pırıl pırıl olduğunu gördüm, tabiki hemen kalkıp teleskobumuzun başına geçtim ve hemen elle ayarlamamı yapıp Ay'a bakmaya başladım. Evet ay gerçekten bütün parlaklığı, kraterleri ve diğer Ay üzerindeki enteresan şekilleriyle karşımda idi. İlk defa böyle bir gözlem yaptığım için çok heyecanlandım. Fakat teleskobu bilgisayarıma henüz bağlamadığım için özel fotoğrağ çekme modülü ile o muhteşem görüntüyü alamadım. Yine de iphonumun kamerası ile birkaç resim çekmeyi denedim.
Yan tarafta ki resimler 23-12-2013 tarihinde sabah 03:15 ile 03:35 arasında çekilmiş resimlerdir. 1. resim 26mm lik bir mercek ile çekilmiş resimdir. 2. resim ise 9,7mm lik mercek ile çekilmiştir. Enteresan olan Ayın doğuya bakan kısmında inanılmaz derecede çok krater göze çarpması. Batı tarafına geldikçe krater miktarında azalma var. Güneşin yoğunluğu sebebiyle batı kısmına bakmak oldukça zor insanın gözünü çok rahatsız ediyor. Ay'ın orta kısımlarına doğru daha farklı şekiller gözüküyor. Ay'da rüzgar olmadığı için birşey çarsa bile izi binlerce sene orada kalıyor tabiki bu kraterler kimbilir nezamandan. Bu resimlerin yakında daha da kalitelisini çekip buradan yayınlamak istiyorum fakat Rotterdam'da bulunmam ve artık kış mevsimine girmemiz gökyüzü izleme gün sayımı baya bir düşürecektir. Zannediyorum önümüzdeki yaz bulutsuz her gecede açık arazideki bahçemizden bütün gece boyunca diğer gezegen ve yıldız kümelerine baya bir vakit ayıracağım. Umarım çok daha net ve güzel resimler çekip buradan yayınlamaya çalışacağım.
Amatör bir uzay hayranı olarak geçtiğimiz günlerde yarı profesyonel bir teleskop satın aldım ve ilk uzay izleme deneyimlerime başladım. Tabiki öncelikle biraz teknik bilgi verdikten sonra nasıl bir izleme yaptığımdan da bahsedeceğim.

Evet teleskobumuzun markası; Guan Sheng 8 inch yani 20 cm lik çapında Newton sitili bir teleskop. Uzayın derinliklerini izleme olanağı veren kullanımı kolay bir teleskop. Tabiki ayak sistemi ise tamamen motorlu ve bilgisayar kontrollü MEADE LXD75 Goto MOUNT & TRIPOD. Bu sistem sayesinde bilgisayarınıza yüklediğiniz bir yazılım ile 30.000 den fazla gökyüzü cisim ve nesnesini izleme fırsatınız var. Mesela Jüpiter'i izlemek istiyorsunuz, programdan Jüpiter'i seçiyorsunuz teleskobu hazırlıyorsunuz ve düğmeye basınca teleskop bulunduğunuz yere göre Jüpiter'e dönüyor ve Jüpiter'i izliyorsunuz. Tabiki hava durumu burada çok önemli, havada hiç bulut olmasada bazı akşamlar gökyüzü daha temiz ve net oluyor işte o akşamlarda rahat bir şekilde uzayın yada samanyolunun derinliklerine yada diğer gezegenlere bakma imkanınız oluyor.
Şimdi 23-12-2013 sabah 03:15 civarı yaptığım gözlem hakkında biraz bilgi vereyim. İlk denememi evimin içinden camı dahi açmadan yapma fırsatım oldu, her nekadar Rotterdam da havayı temiz ve bulutsuz bulmak zorda olsa 22 yi 23 e bağlayan gece hava pırıl pırıl oldu. Bu seferde başka bir problem vardı karşımda o da bu gece ay saat kaçta ve hangi açıda olacak, SkyView programı ile baktığımda ay gece 01:00 den itibaren evimizin penceresinin önüne geleceğini gördüm ve sabah 03:00 den itibaren Ay Rotterdam'ın tam üzerinde ve çok net bir şekilde görünecekti. Gerçektende gece saat 03:10 civarı birden uyandım ve perdenin kenarından baktığımda havanın tertemiz ve Ay'ın pırıl pırıl olduğunu gördüm, tabiki hemen kalkıp teleskobumuzun başına geçtim ve hemen elle ayarlamamı yapıp Ay'a bakmaya başladım. Evet ay gerçekten bütün parlaklığı, kraterleri ve diğer Ay üzerindeki enteresan şekilleriyle karşımda idi. İlk defa böyle bir gözlem yaptığım için çok heyecanlandım. Fakat teleskobu bilgisayarıma henüz bağlamadığım için özel fotoğrağ çekme modülü ile o muhteşem görüntüyü alamadım. Yine de iphonumun kamerası ile birkaç resim çekmeyi denedim.
6 Aralık 2013 Cuma
DMZ Network nedir? Ne işe yarar? Nasıl kurulabilir?
DMZ (demilitarized zone) ismiyle bilinen savunmasız bölge olarak çevirisini yapabileceğimiz bir network yapısıdır. Aslında mevcut olan networkünüzde ikinci bir network oluşturup bu ikinci networkü savunmasız bir şekilde kontrolsüz network dediğimiz Internet dünya networküne açmak diyebiliriz.
Biraz daha konuyu açmak gerekirse; iç networkünüzü çok fazla tehlikeye atmadan hem internetten gelecek saldırılara karşı korumak ve aynı anda da dış dünya ile sürekli bağlantı kurmasını istediğiniz (mesela müşterileriniz için) FTP server, Mail Server, Digital Narrowcasting server gibi servisleri dış dünyaya açabilirsiniz. Böylelikle dış dünya sorunsuz birşekilde sizin servislerinize bağlanırken sizin iç networkünüzde ki kullanıcılarınızı daha rahat saldırılardan koruyabilirsiniz.
Yeni nesil routerların üzerinde de sıklıkla görmeye başladığımız bir DMZ Host ayarı vardır. Aslında bu gerçek bir DMZ network değildir, çünkü orada bir adet ip adresi girişi yaparız ve o ip adresinide DMZ host olarak kullanacağımız server yada pc ye veririz, böylece artık o server yada pc DMZ networkündedir ve router bütün portları bu ip adresine açar, hem server dış dünyaya hem dış dünyada ki pcler de bu server a hiçbir engel olmadan (firewall bypass ederek) ulaşabilirler.
Gerçek bir DMZ network kurulumu için bir firewall server ve 3 adet network kartına ihtiyacımız vardır. Birinci networke modeminizden gelen internet girişi yapılır, 2. network kartınıza iç networkünüzü bağlar ve networkünüzü bütün saldırılara karşı korumaya alırsınız. 3. network kartı ile de DMZ network kurulumu yapar ve birden fazla server yada pc yi bu networke bağlarsınız. Tabiki yukarıda belirttiğimiz gibi savunmasız olan bu 3. network kartı için firewall üzerinde yine güvenlik kuralları yapılabilir, fakat mantık olarak DMZ savunmasız bir network ortamı olarak düşünülür. Profesyonel bir firewall ile iç networkünüzü ve DMZ networkünüzü ayırır yada birbirleri arasında yine konuşturabilirsiniz. Örnek olarak müşteri yada ürün veritabanınızı iç networkünüze alıp firewall ile korurken DMZ networkünüzde ki WWW sunucunuzu bu iç servera bağlayıp data alışverişi düşünebilirsiniz. Önemli olan burada network topolojinizi iyi bir uzman tarafından belirlenip sonra uygulamaya alınmasıdır. Böylelikle sonderece güvenli bir network kurulumu yapılırken hemde DMZ üzerinden dış network yani internet dünyası ile de bilgi alışverişi devam edecektir.
Biraz daha konuyu açmak gerekirse; iç networkünüzü çok fazla tehlikeye atmadan hem internetten gelecek saldırılara karşı korumak ve aynı anda da dış dünya ile sürekli bağlantı kurmasını istediğiniz (mesela müşterileriniz için) FTP server, Mail Server, Digital Narrowcasting server gibi servisleri dış dünyaya açabilirsiniz. Böylelikle dış dünya sorunsuz birşekilde sizin servislerinize bağlanırken sizin iç networkünüzde ki kullanıcılarınızı daha rahat saldırılardan koruyabilirsiniz.
Yeni nesil routerların üzerinde de sıklıkla görmeye başladığımız bir DMZ Host ayarı vardır. Aslında bu gerçek bir DMZ network değildir, çünkü orada bir adet ip adresi girişi yaparız ve o ip adresinide DMZ host olarak kullanacağımız server yada pc ye veririz, böylece artık o server yada pc DMZ networkündedir ve router bütün portları bu ip adresine açar, hem server dış dünyaya hem dış dünyada ki pcler de bu server a hiçbir engel olmadan (firewall bypass ederek) ulaşabilirler.
Gerçek bir DMZ network kurulumu için bir firewall server ve 3 adet network kartına ihtiyacımız vardır. Birinci networke modeminizden gelen internet girişi yapılır, 2. network kartınıza iç networkünüzü bağlar ve networkünüzü bütün saldırılara karşı korumaya alırsınız. 3. network kartı ile de DMZ network kurulumu yapar ve birden fazla server yada pc yi bu networke bağlarsınız. Tabiki yukarıda belirttiğimiz gibi savunmasız olan bu 3. network kartı için firewall üzerinde yine güvenlik kuralları yapılabilir, fakat mantık olarak DMZ savunmasız bir network ortamı olarak düşünülür. Profesyonel bir firewall ile iç networkünüzü ve DMZ networkünüzü ayırır yada birbirleri arasında yine konuşturabilirsiniz. Örnek olarak müşteri yada ürün veritabanınızı iç networkünüze alıp firewall ile korurken DMZ networkünüzde ki WWW sunucunuzu bu iç servera bağlayıp data alışverişi düşünebilirsiniz. Önemli olan burada network topolojinizi iyi bir uzman tarafından belirlenip sonra uygulamaya alınmasıdır. Böylelikle sonderece güvenli bir network kurulumu yapılırken hemde DMZ üzerinden dış network yani internet dünyası ile de bilgi alışverişi devam edecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

